NİLS MULLER
01 AĞUSTOS 2010, PAZAR
İnsan Kaynakları
Ödüllü Reklamlar
Görmek istediğiniz sayıyı seçiniz
Sayı: 182 15 EKİM 2009
“Tehlikenin farkında mısınız?”, “Laiklik elden gidiyor. Şeriat gelecek şeriat! Maazallah sonumuz İran”, “Terörle ülke bölünecek”, “Türkün Türk’ten başka dostu yok. Etrafımız düşman dolu”, “Yine kriz gelecek işsiz kalacağız”… Korkuyoruz. Çok korkuyoruz! “Burası Türkiye her an her şey olabilir” sancısı içinde kıvranıyoruz… İçimizdeki korkular katmerleştikçe ürün satmak için her yolu mubah gören markaların elindeki “korku” silahı da günbegün büyüyor.
İçindekiler
Gündem
“Az gazlı” maden suyuyla Avrupa’yı istila edecekler
Özgüç Kozan
Türk Maden Suyu Üreticileri ihracatlarını her geçen gün daha da artırıyor, Avrupa’da reklam veriyor, ülkelere göre özel ürünler çıkartıyor... “İçiyorsam sebebi çok” sloganlı kampanya sayesinde kriz döneminde Türkiye’de satışlarını yüzde 25 artıran Türkiyeli üreticiler, birçok maden suyu firmasının cirit attığı Avrupa pazarında da öne çıkmayı başarıyor. Sf:32
Gündem
Teknoloji, reklamdaki yaratıcılığı öldürüyor mu?
Ardagül Yıldız
Yaratıcılığın sözü geçtiği yerde teknoloji idareyi eline alabilir mi? Kreatif alanda söz sahibi uzmanların cevabı “Hayır.” Onlar için teknoloji yalnızca bir araç iken; aslolan yine hayal gücü. Sf:34
Güncel
Hürriyet Treni’nin daha gidecek çok yolu var...
Pınar Akbıyık Yıldız
Hürriyet Özgürlük Treni bu yıl da dağların arasından süzülerek Anadolu’nun dört bir yanında halkla buluşuyor. Geçtiğimiz yıl sert eleştiriler alan, buna rağmen yolculuğuna devam eden, hatta özgürlük treninin yolculuğunu geleneksel hale getirmek isteyen Hürriyet, bu yılın konseptini de çocuk haklarına, aile içi şiddete ve çevreye ayırmış. Sf:38
Söyleşi
“PR kısmı bitti söz sırası artık okurda”
Özlem Terzi
Kaleme aldığı “Başkasını Seviyorum” adlı romanıyla son günlerde, gündemden düşmeyen NTV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özgüner bu kez de Marketing Türkiye’ye konuştu. “Neden böyle bir roman yazdınız? Bir Genel Yayın Yönetmeni ilişkiler üzerine neden bir kitap yazsın?” gibi sorularla medyada geniş yer bulan Ömer Özgüner’e biz ise NTV’yi sorduk... Kitabı “Başkasını Seviyorum”u da konuştuk tabiî ki, kitabın ilk baskısının bir haftada neden tükendiğini de... Bu başarının kitabın kendisinden mi yoksa NTV Genel Yayın Yönetmeni koltuğundan mı kaynaklandığını sorduk. Zira, Doğuş Grubu’nun kimi yayınlarında bu kitabın röportajlarla, ilanlarla tanıtımının yapılmasının satışlara etkisi olup olmadığını da merak ettik... Ama bizi ilgilendiren esas konu NTV ve kanalın yeni yayın döneminde rakipleri karşısındaki izleyeceği stratejiydi. İşte 13 yıl önce haberin magazinle ve şovla harmanlandığı bir dönemde Türkiye’nin haber kanalı olma iddiasıyla izleyici karşısına çıkan NTV’nin çetrefilli rekabetteki duruşu... Sf:43
Güncel
Özlem Terzi
Özlem Terzi
Başlığını, Bertolt Brecht'in 1928 yılında Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı Üç Kuruşluk Opera adlı oyunun ikinci perdesinin kapanış parçası olan “İnsan Neyle Yaşar?” adlı şarkıdan alan Uluslararası İstanbul Bienali’ne; sanatseverlerin ilgisi artarak devam ediyor. Ancak sponsorların ilgisi konusunda 11. Bienal pek iç açıcı bir tablo sergilemiyor. Peki, yaşanan krizin etkisi mi yoksa bienalin bu yılki politik duruşu mu markaların bu etkinliğe dudak bükmelerine neden oldu? Sf:46
Güncel
Zaman’nın önyargı “Açılımı”
Özlem Terzi
“Etiketleyerek ötekileştirenler” kampanyasında “yaftalamak” sözcüğünü yeniden hayatımıza sokan Zaman Gazetesi, şimdi ise “Önyargılarınızı yıkın” diyor. Bakın, yaptığı kampanyalarla toplumsal mesajlar vererek duruşunu sağlamlaştıran gazete; “Önyargılarımız… Görünmeyen duvarlarımız... Yıkmanın zamanı gelmedi mi?” diyerek kimlere sesleniyor? Sf:52
Kapak
Kork! Kutsal Kitap’taki kadar kork!
Ferruh Altun
“Tehlikenin farkında mısınız?”, “Laiklik elden gidiyor. fieriat gelecek şeriat! Maazallah sonumuz İran”, “Terörle ülke bölünecek”, “Türkün Türk’ten başka dostu yok. Etrafımız düşman dolu”, “Yine kriz gelecek işsiz kalacağız”... Korkuyoruz. Çok korkuyoruz! “Burası Türkiye her an her şey olabilir” sancısı içinde kıvranıyoruz... İçimizdeki korkular katmerleştikçe ürün satmak için her yolu mübah görenlerin elindeki “korku” silahı da günbegün büyüyor. Sf:56
Güncel
Meysu kola pazarında devlere kafa tutacak!
Ardagül Yıldız
Adı meyve suyu kategorisiyle özdeşleşen yılların markası Meysu şimdi de kola pazarına gözünü dikti. Meysu Cola’yla sektörün dev markalarına kafa tutmaya hazırlanan markanın bu çetin pazarda nasıl kendine yer bulacağı ise merak konusu. Kimi “Çıldırmış bunlar, paralarını boşa savuracaklar”, diyor kimi ise kestirip atıyor: “Üç güne kalmaz pazarda yok olup giderler.” Peki, markanın yöneticileri bu konuda ne düşünüyor? Sf:66
Güncel
Regal’in derdi Boş dolaplar mı, Bosch dolaplar mı?
Özgüç Kozan
Regal yeni reklam kampanyasıyla, Alman devi “Bosch” kullanıcılarını kızdırdı. Çünkü Regal kampanyasında, “Dolusu varken, Boş almayın” diyor. Regal’e sorduk, “Kampanyanızda Bosch markasına gönderme yapıyor musunuz” diye... Ancak ser verip sır vermediler... Peki Bosch tarafı? Sf:68
Güncel
Başarılı kampanyaların sırrı bu kitapta!
Pınar Akbıyık Yıldız
Uzun yıllardır reklam dünyasının içinde olan ve şimdilerde sektörde kazandığı deneyimleri reklamcılık öğrencileriyle paylaşan Mehmet Özkundakçı, ders kitabı niteliği taşıdığını ifade ettiği kitaplarıyla gündemde. “Kitapla ilgili henüz eleştiri almadık. Eksikleri olabilir ve bunlar eleştirebilir. Buna da açığız. Ancak bu eleştiriyi biz kabul eder miyiz, etmez miyiz? Onu ben bilirim” diyor. Özkundakçı yeni kitabı için oldukça iddialı. Sf:76
Güncel
Ortak ATM kime yarar, kime zarar?
Zülal Atagün
Uzun süredir gündemde olan ortak ATM planı, bu ayın başından itibaren hayat buldu. Böylece para çekmek için sokak sokak işlem yapacağınız bankanın ATM’sini arama devri de kapandı. Ancak dikkat! Bankaların onca yatırımı bir kalemde gözden çıkarıp ortak ATM kararını “kayıtsız şartsız” kabul edeceğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz! Peki ama bu uygulama kime yarar sağlarken kimlere zarar verecek? Sf:78
Gündem
“Cannes’ın parlayan yıldızı doğu ülkeleri”
Elif Erman
Cannes’da dengeler değişiyor Philip Thomas - Cannes Lions CEO’su “Genel olarak bir ülkenin reklamcılıkta başarılı olabilmesi için iki şey ihtiyacı var. Bunlardan ilki güçlü bir ekonomi. Çünkü güçlü bir ekonomi olmadan reklamveren de daha iyisini başarmak için cesaretli olamaz. Bunun yanı sıra “özgürlük” de çok önemli bir ihtiyaç. Politik, moral ve sosyal özgürlükleri kastediyorum. Dünyanın şu andaki durumuna bakacak olursak Cannes’da başarının Batı’dan Doğu’ya doğru kaydığını gözlemliyoruz. Geçmişte ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler ödülleri toplarken şimdi Hindistan, Yeni Zelanda, Avustralya, Tayland’dan harika işler geliyor. Ancak Polonya, Rusya gibi ülkelerin çok yaratıcı işler üretemediklerini görüyoruz. Bence bunun tek bir nedeni var çok uzun zamandır özgür olmamaları.” Sf:85
Güncel
KSS, sınırlarını yeniden çizdi!
Ferruh Altun
Dünyanın önde gelen fikir önderlerinin katıldığı, küresel ekonomik problemlere yönelik aksiyonların tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği Küresel Ekonomi Sempozyumu’nda (GES) bu yıl başrolde “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” vardı. İşte KSS’nin içeriği ve sınırlarının tartışıldığı sempozyumdan çarpıcı notlar... Sf:90
Güncel
Lowe’un Afrika üssü İstanbul
Ardagül Yıldız
“Kirlenmek güzeldir” kampanyasının altında evrensel bir duygu yatıyor: Annelik. Bu duygu Türkiye’de tuttu. Ya Afrika? Onlar kirlenmenin gerçekten güzel olduğuna inanacak mı? OMO bu inandırıcılığı Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde sağlamak için görevi Lowe İstanbul’a verdi. Sf:92
Güncel
İspanya’da Türkiye’nin PR’ını yapıyor
Elif Erman
Monica Molina, Pink Martini, Cesaria Evora, Lara Fabian, Azucar Moreno gibi dünya starlarını Türkiye’ye getiren Sinan Ufuk Nergis, aynı zamanda İspanya’da yaptığı çalışmalarla Türkiye’nin İspanya’daki PR ofisi gibi çalışıyor. Ülkenin en önemli dergilerinde Türkiye özel sayıları hazırlatmanın yanı sıra, en önemli starlarının Türkiye hakkında konuşmasını sağladığını söyleyen Nergis, bugün geldikleri noktayı ve gelecek dönem projelerini anlattı. Sf:94
Söyleşi
“Bu yılın Türk filmleri beni tatmin etmedi”
Ferruh Altun
Sinema eleştirmeni denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Atilla Dorsay, Türk filmlerinin sayısındaki patlamayı hem heyecan hem de kaygıyla izliyor. Sinema salonlarını doldurmak için yapılan tüm pazarlama çalışmalarını “mübah” gören ünlü eleştirmenin tek kaygısı ise kalitesiz yapımların izleyiciyi Türk filmlerine “yeniden” küstürmesi. Zira Atilla Dorsay, vizyona giren onca yerli yapıma rağmen “Bu yılın Türk filmleri beni tatmin etmedi” diyor. Sf:98
Marka
Yaz, çiz, sil, boya
Ferruh Altun
Bu yıl markalaşma serüvenindeki 40. yılını geride bırakan Adel, sonunda yıllardır arkasına saklandığı, gerisinde durduğu Johann Faber ve Faber-Castell gibi alt markalarının arkasından çıktı ve baskın pazarlama çalışmalarıyla adeta küllerinden doğdu... İşte Adel’in 40 yıllık geçmişi ve yeniden doğuş öyküsü. Sf:102
Kreatif
Opet Mike sendromunu üzerinden atamadı mı?
Elif Erman
Bir önceki reklam kampanyasında marka yüzü olarak Cem Yılmaz’la çalışan Opet, yeni reklam filminde de başka bir ünlü komedyenle, Yavuz Seçkin’le anlaşmış. Ancak marka Cem Yılmaz sayesinde yakaladığı ilginin sarhoşluğundan kurtulamamış olacak ki marka yüzü değişse de reklamın tarzı aynı kalmış. Sf:102
  Abone olmak için tıklayın
../
En Çok Okunanlar
 
beZoone
Valensas
Temsilcisi olduğumuz yarışmalar